Uçmayı denemişken emekleyemem.

Dostum bu acıyı bilemezsin, evet. Ben biliyorum. 
Kardeşin, annen, baban , sevgilin bilemez acını. Sende başkasının acısını görüyorsun diye anlıyorum diyemezsin. Bazılarımız sadece ekrandan izler acıları.. Bazılarımız en derinden yaşadı ve yaşamaya devam ediyor.

     Dışarı bak; kar tanelerinin ne kadar da benzediğini ama aslında hiç benzemediklerini gör. Tıpkı tek yumurta ikizlerinin bile aynı olmadığı gibi.
Aynı yerden geldiğimiz hâlde benzemediğimizi gör. Aynı yaşam, aynı anne-baba, aynı kıyafetler, kitaplar, tokalar, yemekler ve tamamen farklı hayatlar, umutlar, acılar ve beraberindeki mucizeler...

   Mucizeler.. Hepimizin arzu ettiği fakat imkansız gördüğü, aslında hepimizin hayatında defalarca olan büyüleyici yardım dokunuşları.. 
İşte tam şuan " bundan sonraki işim mucizeye kaldı" diye düşünüp bu şekilde umutsuzluğa kapıldığımız o anları yaşıyoruz belki de...

  İçimizde ki umudu yeşertmek biraz daha zor sanırım. Yorulduk ve çok yıprandık. Belki de bu yüzden umut edecek bir gücümüz kalmadığını düşünüyoruz, karanlıkta boğulurcasına yalnızlaştırıyoruz kendimizi..

   Okunmaya değer bir alıntı:
"Umut karın doyurmaz" dedi kadın
"Karın doyurmaz ama  insanı ayakta  tutar" diye yanıtladı albay" l Gabriel Garcia Marquez
Bak şu aynadakine. Umut olmayınca yıkıldın mı gerçekten? Her şey bitti mi sahiden? Belki de.. demezsin biliyorum. Çünkü biliyorsun ki umut her zaman vardır belki kendine bile fısıldamadın ama hep vardı sende.. Böyle olması lazım.


Farkındayım gün kara... Hatta belki de daha da kararacak. Ama ben vazgeçemem biliyorum. Artık çok geç.. 
Uçmayı denemişken emekleyemem..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hayal Korkunçluğu