Hayal Korkunçluğu

Geceleri uykum kaçmasın
Sabahları mutlu uyanayım,
Yalan sözler duymayım,
Hayal kırıklığı yaşamayayım  diye uyanırsın her gün.

Gerçi hayal kırıklığını hangi değerin yerinde görür insan:
Yüz binler yatırdığı bir işine başlamadan battığın da mı?
Çocukken hayal ettiği kafeyi alıp da işletemediğinde mi?
Genç yaşında en sevdiği halini kendisi bile az gördüğünde mi?
Ohoo yirmilerimde neler neler olacak diyip günü gelince heyecan verici hiç bir şey olmadığını gördüğünde mi?
En deli zamanlarda bile gemileri yakmamışken sevdiklerinin basit şeylerde satıp savurduğunu, kasıp kavurduğunu gördüğünde mi?
Çocukken verilen eve gelince en sevdiğin çikolatayı alırım denip alınmadığında mı?
Geçen zamanlarda ne çok eglenmişiz gülüp geçmişiz seninle, diyeceği insana artık  konuşmak bile istemediğinde mi?
Yoksa aynaya bakıp gördüğünün yerinde mi?

Ben hayal kırıklığını okuldan yorgun gelip en sevdiğin çizgi filmi açtığında elektriklerin gitmesinde bulurum.
Aslında başta bakınca kimsenin suçu yoktur. O anlık gelişmiş günlük hayatın olağan bir parçasıdır.
Fakat teknik olarak baktığımızda kendimiz dışında çoğu kişinin dahilinde olmuş bir hatadır.
 Ah kendi etkimiz dışında gerçekleşmiş o hayal kırıklığı... Hayal kırıklıkları..
İnsanı ne denli hüzne boğduğunu ancak şu kocaman hayatta küçücük bedenleriyle en ufak sorunda hayal kırıklığına yol aldıracak olağanüstü hayal kuranlar anlayacaktır. Neydim demezler de sığamadıkları şu hayata şu olacam bu olacam derler. Derler de kendi hayat çıkmazlarında polyanacılık yapar sonunda hiç bir yere sığamayan o çocuk günü gelir o hayal kırıklıkların hepsini sığdırır hissettiklerine.

Sonunda dersin; yaşım çocuk ben nasıl en küçük şeyde bu kadar hayal kırıklığına uğradım da hepsini aldım biriktirip zihnimin boşluklarına doldurdum.

Yaşın çocuk ya aslında bunu da bilmemenin hayal kırıklığını yaşarsın..



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uçmayı denemişken emekleyemem.